
(Grup CEO’muz Sedat YAZICI beyden “Biz PirCloud’u Neden Yazdık?”)
Yıllardır proje tabanlı çalışan, taahhüt ve inşaat işi yapan onlarca firmanın içindeyim. Bu süreçte çok garip bir tezat dikkatimi çekti.
Şirket merkezine gidiyorsunuz; devasa bütçeli ERP’ler, çok gelişmiş muhasebe programları, jilet gibi takımlar giymiş finansçılar, satışçılar var. Her şey kağıt üzerinde kusursuz görünüyor.
Sonra o merkeze bağlı şantiyelerden birine gidiyorsunuz; bambaşka bir dünya.
Şantiye şefinin masasında bir yanda açık bir Excel, diğer yanda karalanmış kağıtlar. Excel’de renk renk hücreler: “bugün gelen çimento”, “taşeronun hak edişi”, “kaybolan kalıplar”, “ödenen yevmiyeler”…
Merkeze sordum: “Şantiyedeki maliyetleri, harcamaları anlık görebiliyor musunuz?”
Cevap hep aynıydı: “Şantiye şefi ay sonunda bize bir Excel gönderiyor, muhasebe de onu sisteme işliyor.”
Yani merkez, şantiyede ne olup bittiğini, ne kadar zarar edildiğini ancak hasar gerçekleştikten bir ay sonra öğreniyordu. O Excel dosyası tek bir kişinin bilgisayarındaydı; o bilgisayar çökünce ya da o şef işten ayrılınca, milyon dolarlık projenin kurumsal hafızası da uçup gidiyordu.
Takvimler 2009 yılının başını gösteriyordu. Biz YSM Yazilim olarak harika kurumsal çözümler, CRM ve üretim yazılımları üretiyorduk ve YSMCloud bulut yazılım platformu olarak Türkiye’nin ilklerini yazıyorduk. Ama inşaat sektörü için durum çok farklıydı.
Bir gün o zamanki adıyla İzostil İnşaat’ın kurucu ortağı Aydın Sarıoğlu [Aydın Sarıoğlu (baziashvili)] ve mali müşaviri Mustafa Yıldız ile bir araya geldik. Aydın Bey o sohbette masaya çok net, adeta tokat gibi bir sektörel yara bıraktı:
“Sedat Bey, siz SABANCI kafasıyla çok güzel kurumsal çözümler üretiyorsunuz, harika, ama bunlar hep genel ya da fabrikalar için geçerli çözümler. Sen asıl bizim sektöre bir yazılım yap, müteahhitlik sektörü kan ağlıyor! Hem para alırsın hem dua alırsın. Sahada, şantiyelerde hiçbir yönetim sistemi yok. Herkes Excel’lerle ya da hantal ticari programlarla önünü görmeye çalışıyor. Neden bu konuda bir adım atmıyorsunuz?”
Bu sözler bir kenara atılacak cinsten değildi. İnşaat dünyasının kârlılığı, merkezdeki şık ofislerle tozlu şantiyeler arasındaki o devasa iletişim boşluğunda eriyip gidiyordu maalesef.

Aslında daha işin başından beri Birol abimiz de başımızdaydı sağ olsun ve yıllarca desteğini hiç esirgemedi ve biz de PİR’i 2018’de şirketleştirdiğimizde, o da şirket ortaklarından biri olmuştu artık.
Yazılım bittiğinde, sektöre bu kapıyı açan ve bize yol gösteren Aydın Sarıoğlu abimiz sadece fikri vermekle kalmadı; yazılımın isim babası da oldu ve bu operasyonel güce “PİR” adını verdi. “Sedat sen işin PİR’isin, bunun adı da PİR olsun dedi” ve bizde bulut tabanlı olduğundan PirCloud yaptık adını. Ama kısa adı hep PİR oldu.
Boşluk çok netti: ERP size merkezdeki faturayı söyler ama şantiyedeki günlük kaybı, kaçak malzemeyi, anlık iş programı sapmasını söylemez. Muhasebe “benim işim fatura kesmek” der, şantiye “benim işim betonu dökmek” der. Proje kârlılığı ise o iki dünya arasında kaybolur.
Mevcut çözümler ya şantiyecinin dilinden anlamayan hantal ERP modülleriydi ya da Türkiye’nin şantiye gerçeklerine, taşeron ilişkilerine, hak ediş ve keşif süreçlerine tamamen uzak yabancı yazılımlardı.
Merkez ile sahayı koparmadan bağlayan bir katman yoktu. Biz PirCloud’u (PİR) tam olarak bu köprüyü kurmak için yazdık. (Sedat YAZICI, 2010)
Birol Cabadak Logo Yazılım Genel Müdürlüğü görevinden yeni emekli olmuştu ve YSMCloud ürünlerinin paketlenmesi, kanalla buluşması ile ilgili düzenleme ve düzeltmeler konusunda bize Danışmanlık yapmaya başladığı 2011 ocak ayında PirCloud prototipi de yeni çıkmıştı ve ilk pilot/beta müşterilerde yeni çalışmaya başlamıştık.
Biz de emeği çok büyüktür Birol beyin ve PİR’in ilk yıllarından beri aramızdadır. YSMCloud, PirCloud ve JobAnalytics çözümlerinin Advisory Board Member olarak sürekli yanımızdadır, en büyük teşekkürlerden bir de Birol abimizedir.
Bu süreçte bizi teknik olarak besleyen ve özellikle globalde yönlendiren TSL Proje Yönetim şirketinin kurucusu değerli dostumuz Alper Tasel bey olmuştur. Yaklaşık 14 yıldır da onun emeği olmuştur PİR’de. Hala daha olmaktadır.
Pandemi öncesi ve sonrası bazı projelerimizde uygulama danışmanlığı hizmeti de vermiştir ve aktif de bir PİR kullanıcısıdır kendisi. Buradan kendisine de çok teşekkür ederiz. Aydın beyden sonra Alper beyin de PİR’de çok emeği olmuştur. İyi ki varsınız.
PirCloud, şirketin mevcut ERP’sine (Logo, Netsis, Zirve, Mikro, Dia, vb.) dokunmadan entegre olur; bütçeyi, satın almayı, hak edişi, günlük saha raporlarını ve iş programını tek bir bulut ekranda birleştirir. Şantiyedeki şef telefondan tek tıkla malzeme talebi girer, merkezdeki müdür anında onaylar. Yani “Ay sonunda ne kadar harcamışız?” hasar tespitinden, “Şu an şantiyede ne kadar kârdayız?” canlı operasyonuna geçiş.
Bu 17 yıllık süreçte öğrendiğim en çarpıcı şey şu oldu: Projelerin zarar etme sebebi genellikle malzeme fiyatları veya enflasyon değil; merkez ile saha arasındaki o iletişim kopukluğu, geciken hak edişler ve gözden kaçan takipsizliklerdir. Bir yazılım pahalı değildir, asıl pahalı olan şantiyedeki o kontrolsüzlüktür.
Bugün Aydın Bey’in de dediği gibi: “PİR, bir yönetim ve kontrol aracı olarak çok kıymetli bir ürün. Yurtdışına da açılın Sedat, PİR’e dünyanın ihtiyacı var.”
Şantiyelerinizi uzaktan izlemeyi bırakıp anlık yönetmeye başladığınızda, aslında ne kadar çok paranın “iletişimsizlikten” dolayı sahada gömülü kaldığını görünce şaşıracaksınız.
İşin asıl özü tek bir soruda saklı: Şantiye mi sizi yönetiyor, yoksa siz mi şantiyeyi?
Özellikle Taahhüt ve YapSat, özünde karmaşanın yönetildiği; insan kaynağı ve finans baskısının en yoğun olduğu sektörlerdir. PirCloud bu karmaşayı sisteme bağlar: maliyet ve kâr yönetiminde rakiplerinizden önde olursunuz, kurumsallaşma ve disiplinli bir iş sistemi kurarsınız.
Ayrıca PirCloud yalnızca yazılımcı değildir. 2009’dan beri süregelen saha tecrübesiyle eğitim ve danışmanlık hizmetleri de sunar; hayalinizdeki şirket yapısına birlikte yürünür.
2009’dan beri inşaat, savunma sanayi, enerji, üretim ve hizmet sektörlerinde; taahhütten YapSat’a proje ve şantiye bazlı çalışan her ölçekte şirketle çalışıyoruz. Ürün, farklı büyüklük ve sektörden onlarca firmayla yürütülen AR-GE ve ÜR-GE süreçleriyle olgunlaştı – bugün de aynı saha geri bildirimiyle gelişmeye devam ediyor.